Eski haritacılık terimleri sözlüğü

  • Ana Sayfa
  • Eski haritacılık terimleri sözlüğü
  • açık alan [İng. open space]: imar, tarım ve orman alanları dışında kalan ve insanların etkin olmadıkları alanlar.
  • açık alan yoğunluğu [İng. open space density]: Yapı parselleri içinde kalan alanlar ile yerleşme bölgesi içindeki dinlenme alanları toplamının bir hektanna düşen insan sayısı.
  • açık maden ocağı [İng. open-cast mine]: Yeryüzünün üst kısmında bulunan, üst katmanların kaldırılması ile çıkarılan kömür vb. maden ocağı.
  • açma [İng. clear cut area]: Ormandan ağaç kesme yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
  • ada: bkz. kadastro adası
  • ada bölümü krokisi [İng. block index map]: Kadastro çalışma alanı içerisinde, yer alan, kadastro adalarını gösteren kroki.
  • ada fihristi [İng. block index]: Kentsel arazi düzenlemelerinde adaların hangi kadastro ve imar paftasında yer aldığını gösteren çizelge.
  • ada numarası [İng. block number]: Kadastro çalışmalarında, kadastro adalarına verilen numara.
  • ada paftası [İng. blok type map]: Kadastro adalarını esas alan, ada grupları ile oluşturulmuş çizim sistemi, pafta türü.
  • adi yazı hataları: Yasalara göre tapu sivil müdürünün doğrudan düzeltme yetkisinde olan yazım hataları.
  • afet alanı [İng. disaster area]: Deprem, heyelan, çığ, orman yangını ve taşkın gibi doğal afetlere yatkın alan.
  • fet yönetimi [İng. disaster management.]: Afet sonucu doğacak olaylann incelenmesine, zararların en aza indirilmesine yönelik afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmaların planlanması ve uygulanması
  • aile hukuku [İng. family law]: Aile bireyleri arasındaki, evlenme, boşanma gibi ilişkileri düzenleyen yasal kurallar bütünü.
  • aile konutu [İng. residential building]: Ailenin sürekli oturmasma ayrılan konut.
  • aile şirketi [İng. family company]: Akrabaların terekedeki mallarının tümünü veya bir kısmını ya da ortaya başka mallar da koyarak kurdukları şirket.
  • aile yurdu: Ailesini korumak amacıyla, bir kimsenin taşınmazını ailesine tahsis ederek oluşturduğu yurt.
  • akaçlama [İng. drainage]: Topraktaki fazla suyu akıtmak için yapılan düzenleme, drenaj.
  • alan: bkz. meydan
  • alelade tasarruf: Ortak iyelikte, taşınmazın üzerinde küçük onarımlarla, tarım etkinlikleri gibi, paydaşların her birinin tek başına yapabilecekleri etkinlik.
  • altyapı [İng. infrastructure]: Bir yerleşim bölgesi ve sanayi kuruluşu için gerekli olan yol, su, elektrik, iletişim, vb. yapıların tümü, teknik altyapı.
  • alüminyumlu pafta [İng. aliminium map sheet.]: Kadastral planların çiziminin yapıldığı, orta tabakası alüminyum alaşımlı, alt ve üst tabakaları kağıt olan çizim aldığı.
  • ana plan [eski: nazım imar planı, İng. master plan, general plan ]: Bir kentin genel yerleşme ilkelerini ve gelişme biçimini ana çizgileri ile gösteren ve uygulama planlanna temel olan plan,master plan.
  • ana sicil [eski: asli sicil. İng. primary register]: Taşınmazların iyelik bilgilerini, hak ve yükümlülüklerini gösteren, devletin güvencesi altında olan tapu kütüğü, yevmiye defteri, plan ve diğer resmi belgeler bütünü.
  • ana taşınmaz [eski:ana gayrimenkul]: Kat mülkiyetinin tamamına konu olan taşınmaz.
  • analog harita: bkz. çizgi harita
  • Anayol [İng. arter]: Birçok yolu besleyen ve birbirine birleştiren, kentlerin yüksek yoğunluktaki bölgelerinden geçen, kavşaklan olan ve kent yerleşim alanlanna bağlayan yol.
  • aplikasyon: bkz. yer gösterme
  • aracı kuruluş [İng. broker]: Sermaye piyasası etkinliklerinde bulunmak üzere, yetkili kılınmış bankalar vb. kuruluşlar.
  • arazi [İng. land, property]: 1) Altmda, üstünde ya da üzerinde oluşturulmuş, iyelik ve kullanım haklarına konu olan, tüm yapıları ile birlikte yeryüzü parçası, 2) Geniş kırsal alan.
  • arazi bilgi sistemi [İng. land information system, LIS]: Çoğunlukla kırsal alan yönetiminde yararlanılan parsel bazlı coğrafi bilgi sistemi.
  • arazi düzenleme: bkz. kırsal alan düzenlemesi
  • arazi düzleme [eski: arazi tesviyesi, İng. grading]: Toprağın altında ve üstünde akaçlama kanallan oluşturmak, toprak erozyonunu en aza indirmek, görünüşü iyileştirmek, sulamayı kolaylaştırmak için arazi yüzeyinin düzgünleştirilmesi.
  • arazi hukuku [İng. land law]: Araziye ilişkin yasa, yönetmelikler ve kurallar, toprak hukuku.
  • arazi idaresi: bkz. arazi yönetimi
  • arazi kadastrosu [İng. rural cadasre]: kırsal alanda uygulanan kadastro, tapulama.
  • arazi kullanım haritası [İng. land use map]: Bir bölgedeki yerleşme alanlanm, arazi kullanım durumunu gösteren harita.
  • arazi kullanım planı [İng. land use plan]: Bir bölgede, arazinin nasıl kullanılacağını, kamusal ve imara izin verilen alanları gösteren yerel ve merkezi yönetimin kararları ile oluşturulmuş, hukuki geçerliliği olan plan.
  • arazi kullanımı [İng. land use]: Konut, sanayi, dinlenme vb. amaçlara aynlmış kullanım biçimleri.
  • arazi parçalanması [İng. fragmentation]: Toplumsal ve ekonomik amaçlan karşılamak üzere, arazinin kullanımı ve korunmasına ilişkin oluşturulmuş kurallar bütünü, toprak parçalanması.
  • arazi parseli [İng. land parcel, lot]: Tanımlanmış sınırları olan, iyelik hak ve yükümlülüklerine konu olabilen yeryüzeyi parçası, parsel, kadastro parseli.
  • arazi politikası [İng. land policy]: Toplumsal ve ekonomik amaçları karşılamak amacıyla, arazinin kullanım ve korunmasına ilişkin oluşturulmuş kurallar bütünü.
  • arazi toplulaştırma: bkz. kırsal alan düzenlemesi
  • arazi yetenek sınıflaması: Toprak bozulmasma neden olmayacak şekilde, arazinin en uygun kullanım durumunu belirlemek için yapılan planlamalara yönelik arazi sınıflaması.
  • arazi yönetimi [İng. land management, land administration]: 1) Kentsel ya da kırsal arazi kaynaklarının, sürdürülebilir bir biçimde kullanımı ve geliştirilmesi ile ilgili bütünleşik yönetme süreci. 2) Araziye ilişkin bilgiler, kurumlar, politikalar ve hukuki düzenlemeler, arazi idaresi.
  • arkeolojik alan: Eski uygarlıklara ait kalıntıların, izlerin ve yapıtlann bulunduğu, yetkili organların denetiminde arkeolojik kazı ve çalışmaların yapıldığı alan.
  • arsa [İng. land, plot, lot, parcel]: Kent ve kasabalarda yapı yapmaya ayrılmış ve yerel yönetimin sunduğu kolaylık ve donanımlardan yararlanabilecek arazi.
  • arsa payı [İng. ownership share]: Kat irtifakı veya kat mülkiyetine konu olan yapılarda, bağımsız bölümlerin her birinin arsa üzerindeki iyelik payları.
  • astralon pafta [İng. astralone map sheet]: Kadastro planlarının çiziminin yapıldığı saydam altlık, bu tür bir althğa çizilmiş kadastro planı ya da haritası.
  • askı cetveli : Kadastro sonuçlarını ilgililere duyurmak amacı ile düzenlenmiş, hukuki değeri olan duyuru çizelgesi.
  • atık su yönetimi [İng. waste water management]: İnsan sağlı .ğını ve çevreyi korumak amacıyla, atık suyun izlenmesi, işlenmesi ve antımı ile ilgili bütünleşik yönetme süreci.
  • avlu: Köy evinin çevresinde bulunan ve çoğu zaman duvar, çit ya da tahta perde ile çevrilmiş alan.
  • ayırma [eski: ifraz, İng. Subdivision]: Bir taşınmazın birden çok parçaya ayrılması.
  • ayırma çapı [eski: ifraz çapı]: Düzenleme sınırı ile bölünen parselin bölünme durumunu gösterir çap.
  • ayni hak [İng. estate, real right]: Kişilerin herhangi bir eşya üzerindeki egemenliklerini sağlayan, sınırsız ve sınırlı olabilen, iyelik, kullanma ve yararlanma hakkı biçimindeki haklar.
  • ayrık düzen: Komşu parseldeki yapılar ile bitişik olmayan yapılaşma durumu. ayrık nizam.
  • ayrık nizam bkz. ayrık düzen
  • ayrıntılı plan [İng. layout plan, site plan]: Bugünün ve geleceğin yapılaşma durumunu, bayındırlık etkilerini, sokakları, ağaçları, taşınmaz sınırlarını gösteren büyük ölçekli imar planı.
  • aziller sicili [İng. deed index]: Taşınmazlarla ilgili olarak vekaletle işlem yapanlann, vekaletlerinin kaldırıldığında kaydedilen ve durumu gösteren yardımcı sicil.
  • B
  • bağımsız bölüm [İng. single space]: Kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuş yerlerde, dükkan, konut gibi bağımsız kullanılan bölümler.
  • bağımsız bölüm plâm: Kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmasına esas olan ve taşınmaz üzerine inşa edilecek yapı ve eklentilerin, bağımsız bölümlerin konumlarını ve numaralannı gösteren plan.
  • bağımsız ve sürekli haklar [eski: müstakil ve daimi haklar]: Başkasına devredilmeyen, mirasçısına kalmayan ve tapu kütüğünde üst hakkı, kaynak hakkı, vb. biçiminde tescil edilen haklar.
  • identifikasyon fotoğrafı [İng. identification photograph]: Fotogrametrik yöntemle arazi kadastrosu çalışmalarında taşınmaz sınırlarını gösteren büyütülmüş hava fotoğrafı.
  • ifraz: bkz. ayırma
  • ilan: bkz. kadastro ilanı
  • iltizam sistemi: Osmanlı İmparatorluğunda, tımar sisteminin kaldırılmasından sonra, peşin vergi karşılığında toprağın kullanım hakkının kişilere verilmesi sistemi.
  • imar [İng. development, zoning]: Yerleşme bölgelerinin gelişip güzelleşmesi, yaşam koşullanna uygun hale getirilmesi, bununla ilgili kurallar bütünü. bayındırma.
  • imar adası [İng. building block]: İmar planlanndaki yol, nehir, göl vb. ile çevrili parseller topluluğu.
  • imar hakkı [İng. development right]: Kamu kuruluşlan ve belediyelerin, planlama, imar ve inşaat hizmetleri sonucunda taşınmaz iyelerine sağladığı haklar.
  • imar ıslah planı: Düzensiz ve sağlıksız biçimde gelişmiş yerleşme bölgelerinde uygulanmak üzere hazırlanan, mevcut durumu da dikkate alan iyileştirme planı, ıslah imar planı.
  • imar ihya: Orman dışında kalan ve devletin iyeliğinde bulunan, herhangi bir kamu hizmetine verilmemiş tanm dışı arazinin, emek ve para harcayarak tanm alanına dönüştürülmesi.
  • imar parseli [İng. zoning lot, plot]: Kent ya da kasaba imar düzenine uygun olarak oluşturulmuş taşınmaz, parsel.
  • imar planı [İng. zoning plan, development plan]: Kent ya da kasaba halkının insanca yaşamasını sağlamak amacıyla; oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım yerlerinin ve bölgelerin kullanım biçimleri ile taşınmazları düzenleyen belge.
  • imar programı [İng. development program]: İmar planını uygulayabilmek için yapılması öngörülen bayındırma ve kamulaştırma vb işlemleri, dönemler içinde düzenleyen program.
  • imar planı uygulaması [İng. development plan imp/emention]:Taşınmazlann imar planına uygun duruma getirilmesi ve tapu sicilinin buna göre yeniden düzenlenmesi.
  • imar projesi [İng. development project]: Yerleşme bölgelerinin geliştirilmesi, yaşam koşullanna uygun duruma getirilmesi için yapılan hesap, çizim vb. çalışmalar.
  • incelik: bkz. duyarlık
  • indirgeme: Belirli bir sürede ve bir tarihte, net gelir ya da net tahsilatların sermaye değerine dönüştürülmesi işlemi.
  • indirgeme faktörü: Geliri, değere dönüştürmek için kullanılan katsayı.
  • ipotek [eski: rehin, İng. hypothecation]: Belirli bir miktar ve süre için sağlanacak kredi ya da doğması olası bir borç için taşınmazın güvence olarak gösterilmesi ve bu durumun tapu kütüğüne kaydedilmesi, taşınmaz tutusu, tutu.
  • ipotek belgesi [İng. mortgage certificate] : İpotek işlemi sonunda tapu sicil yetkililerince alacaklıya verilen belge.
  • ipotek derecesi: Aynı taşınmazdaki birden çok ipoteğin birbirine karşı üstünlüğünü gösteren ve tapu kütüğünde de belirtilen sıralama.
  • ipotekli borç senedi [İng. mortgage]: Güvence altına alınan taşınmazın, paraya çevrildiğinde alacağın karşılanmaması durumunda, borçlunun diğer mallarının paraya çevrilerek eksiğin tamamlanmasını sağlayan, başkasına da devredilebilme özelliği olan ipotek türü.
  • irad senedi [İng. mortgage]: Bir alacak dolayısıyla üzerinde yükümlülük kurulan bir taşınmazdan, ödenmesi gerekli bir para karşılığı biçiminde bağımsızlaştırılarak, düzenlenen belge.
  • irtifak hakkı [İng. servitude; easement]: Taşınmazlar üzerinde başkalarının yararlanması için kurulmuş, yararlanma, geçit, vb. haklar.
  • iskan: bkz. yurtlandırma işgal: bkz. taşınmaz işgali
  • iye [eski: malik, İng. owner, proprietor]: Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip.
  • iyelik hakkı [eski: mülkiyet hakkı, İng. ownership right]: Bir taşınmaz üzerindeki yasal egemenlik ve bu durumu güvence altına alan hak.
  • iyi niyet [eski: hüsnü niyet, İng. bona fide]: Herhangi bir kişi ya da konu için hiçbir kötü düşünce beslememe.
  • J
  • jeodezi ve fotogrametri mühendisliği: bkz. harita mühendisliği
  • jeoloji haritası: [İng. geological map]: Jeolojik oluşumlan ve yapılan, bunlann smırlanm gösteren orta ölçekli tematik harita, jeolojik harita.
  • jeolojik harita: bkz. jeoloji haritası
  • K
  • kaba hata [İng. gross error, blunder]: Ölçmeler sırasında ölçme aletinden ya da hesaplamalar sırasında çalışanların özensizliğinden kaynaklanan büyük ölçü ve hesaplama hatası.
  • kaçak yapı: Imar kurallanna uygun olmayan ya da yapı izni alınmış olmakla birlikte yapı iznine uygun olmayan yapı.
  • kadastral ölçme yöntemi: bkz. kadastro ölçme yöntemi kadastral sistem: bkz. kadastro sistemi
  • kadastro [İng. cadastre]: Bir ülkedeki her tür taşınmazın, iyesi, yeri, yüzölçümü, sınır ve değerlerinin devlet eliyle saptanıp plana bağlanması işi.
  • kadastro adası [İng. cadastral block]: Irmak, deniz, göl, yol gibi doğal ve yapay sınırlarla çevrelenmiş parseller topluluğu, ada.
  • kadastro arşivi [İng. cadastral archive]: Kadastro planlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla, plan ve bunun oluşturulmasına yarayan tüm belgelerle plandaki değişikliği gerçekleştiren belgelerin kopyalarının merkezde toplanması sonucu meydana getirilen arşiv.
  • kadastro bilgi sistemi [İng. cadastral information system]: Kadastro sisteminin işletilmesi, yönetilmesi amacı ile oluşturulmuş parsel bazlı bilgi sistemi.
  • kadastro bilirkişisi [İng. expert witness]: Kadastro çalışmaları sırasında, taşınmaz iyeleri ve sınırları konusunda bilgisine başvurulan ve nitelikleri kadastro yasasında belirtilen uzman kişi, bilirkişi.
  • kadastro bölgesi [İng. cadastral ama]: Kadastro çalışması yapılacak il ya da ilçe sınırları içinde kalan alan, kadastro projesi alanı.
  • kadastro çalışma alanı [İng. cadastre project ama]: Kadastroyu yapılan ya da yapılacak köy ya da mahalle.
  • kadastro çapı: bkz. çaph tasarruf belgesi
  • kadastro değeri [İng. cadastral value]: Kadastro çalışmaları sırasında belirli kurallara göre taşınmazın saptanan değeri.
  • kadastro güncellemesi [İng. cadastre update]: Güncelliğini yitirmiş eski kadastro planlarının ve diğer bilgilerin güncel duruma getirilmesi için yapılan işlemler, güncelleme.
  • kadastro harcı: Kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra, taşınmaz iyelerinden alınan katkı payı.
  • kadastro haritası [İng. cadastral map]: Taşınmazların sınırlarını, üzerindeki yapı, vb. bilgileri gösteren, ada ve parsel numaraları bulunan, eşyükselti eğrileri olan ya da olmayan harita, kadastro planı.
  • kadastro ilanı: Kadastro çalışmalarından önce ve sonra, durumu ilgililerine açıklayan ve hukuki sonucu olan duyuru, ilan.
  • kadastro komisyonu: Kadastro çalışmalarının sonuçlarına yapılan itirazları incelemek ve karara bağlamak üzere oluşturulan kurul.
  • kadastro mahkemesi [İng. cadastral court]: Kadastro çalışmaları sonunda ortaya çıkan anlaşmazliklara bakmalda görevli ve yetkili özel yargı birimi.
  • kadastro müdürlüğü: Kadastroyu yapmak ve kadastro planlarını güncel tutmakla yetkili ve yükümlü yönetim birimi.
  • kadastro mühendisi [İng. cadastre engineer]: Kadastro çalışmalarını yürüten, yöneten ya da denetleyen uzman harita mühendisi.
  • kadastro ölçme yöntemi [İng. cadastral surveying method]: Kadastro ölçmeleri sırasında uygulanan, prizmatik, takeometrik alım gibi adlar verilen ölçme türü, kadastral ölçme yöntemi.
  • kadastro ölçmesi [İng. cadastral surveying]: Kadastro çalışmalarında ya da güncelleme ve yenileme çalışmalarında uygulanan ölçme türü ve ölçme işlemi.
  • kadastro paftası [İng. cadastral map sheet]: 1) Kadastro planlannın üzerine çizildiği altlık. 2) Kadastro plan ve haritalanndan her biri.
  • kadastro parseli [İng. cadastral parcel]: Kadastro çalışmalarında sınırlan belirli olan arazi parçası, parsel.
  • kadastro planı [İng. cadastral plan]: Eşyükselti eğrileri olmayan kadastro haritası.
  • kadastro projesi [İng. cadastre project]: Bir ülkede ya da bir bölgede kadastro yapmayı amaçlayan ya da kadastro sistemini kurmayı amaçlayan proje.
  • kadastro projesi alanı: bkz. kadastro bölgesi
  • kadastro sistemi [İng. cadastral system]: 1) Taşınmazlar ile özel ve tüzel kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen güvence altında tutan kurallar ve yöntemler bütünü. 2) Ülkeden ülkeye değişen nitelikleri olan kadastro türü, kadastral sistem.
  • kadastro tutanağı: Kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların iyelik durumlannın ve kazanım biçimlerinin açıklandığı, muhtar ve bilirkişilerin katılımıyla görevli olanlarca düzenlenen belge, tutanak.
  • kadastro üyesi [eski: tapu azası]: Kadastro çalışmaları sırasında taşınmaz iyelik durumunu inceleyen kurulun yöneticisi, kurul üyesi.
  • kadastro yargıcı [eski: kadastro hakim* Kadastro mahkemesinde görev yapan hukuk adamı, yargıç.
  • kadastro yenilemesi [İng. renovation of cadastre]: Herhangi bir nedenle uygulama yeteneğini kaybeden bir kadastronun yeniden yapılması, yenileme.
  • KAKS: bkz. kat alanı katsayısı
  • kalıntı değer [İng. residual value]: Bir taşınmazın kestirilen yararlı ömrünün sonundaki değeri.
  • kamu orta malı [İng. public property, common property]: Kamunun yararlanmasına ayrılan ve tapu sicilinde özel sicile kaydedilen, mera, otlak, yaylak vb. taşınmazlar.
  • kamu ölçmeleri: Kadastro, imar uygulamaları, kamulaştırma, kırsal ve kentsel toprak düzenlemeleri ile ilgili ölçme bilgisi alanı ve bu alanı içeren bilim dalı.
  • kamu taşınmaz! [İng. entailed land]: Devletin iyeliği altındaki taşınmaz
  • kamu yararı [eski: amme menfaati, İng. public interest]: Yapılan ve yapılacak işlemlerde kamusal yararın ön planda tutulması.
  • kamu yönetimi [eski: amme idaresi, İng. public administration, public management]: 1) Devlet eliyle yönetilen işlerin tümü, 2) yürütme organının kamu hizmetlerine ilişkin etkinlikleri.
  • kamulaştırma [eski: istimlak, İng. expropriation]: Kamu yararına projelerin uygulanmasında, özel iyelik konusu taşınmazın karşılığı ödenerek kamuya kazandırılması.
  • kamulaştırma bedeli [eski: istimlak bedeli, İng. expropriated price]: Kamulaştırma yapan kuruluş tarafından, taşınmaz için belirlenen bedel, kamulaştırma değeri.
  • kamulaştırma değeri: bkz. kamulaştırma bedeli
  • karesel ortalama hata [İng. root mean square error]: Bir ölçünün doğruluğunu ya da duyarlılığını gösteren ve ölçü hatalarının ya da düzeltmelerin karelerinin toplamında hesaplanan ölçüt, ortalama hata, standart sapma.
  • karşılaştırma yaklaşımı [İng sales comparison approach]: Benzer taşınmazların satışını ve pazar bilgilerini göz önünde tutan karşılaştırmalı değerleme yaklaşımı, emsal karşılaştırma yöntemi.
  • karton pafta: Niteliksiz kartonlara çizilmiş kadastro planı.
  • kasaba haritası [eski: halihazır harita, İng. town map]: Kasaba belediyelerinin yönetimlerince, her türlü mekansal düzenlemeye aldık olması için yapılan harita.
  • kat [İng. floor]: Bir binada yatay iki döşeme arasında kalan aynı düzeydeki dairelerin, odalann, koridorların tümü.
  • kat alanı katsayısı [İng. floor area ratio]: Bir yapının bütün katlardaki alanları toplamının parsel alanına bölünmesi ile elde edilen katsayı, KAKS.
  • kat irtifakı: bkz. kat irtifak hakkı
  • kat irtifak hakkı: Yapılmakta ya da yapılacak olan binalann bağımsız bölümlerinde kurulacak kat mülkiyetine esas olmak üzere, iyenin arsa payına bağlı olarak oluşturulan hak, kat irtifakı.
  • kat iyeliği: Tamamlanmış bir binanın bağımsız bölümlerinde,taşınmaz iyesi veya iyeleri tarafından kat mülkiyeti yasasına göre kurulan mülkiyet, kat mülkiyeti.
  • kat mülkiyeti: bkz. kat iyeliği.
  • kat mülkiyeti kütüğü: Kat mülkiyetine konu olan taşmmazlann kaydedildiği tapu kütüğü
  • kaynak hakkı: İyesi olmadığı bir taşınmazdaki kaynaktan yararlanma ve bu kaynağın suyunu kendi taşınmazına akıtma hakkı.
  • kent bilgi sistemi [İng. urban information system]: Kent yönetimine yardımcı olmak, mekanla ilgili karmaşık sorunlann çözümünde ve sağlıklı kararların alınmasında kolaylıklar sağlamak için kurulan ve uygulanan coğrafi bilgi sistemi.
  • kent haritası [eski: halihazır harita, İng. city map]: Kent belediyelerince her türlü mekansal düzenlemelere aldık olması için yaptırılan, 1/500-1/1000 ölçekli harita.
  • kent planlaması [eski: şehir planlaması, İng. urban planning]: Bir kentteki tüm arazi çalışmalarını, arazi kullanım biçimleri ile gereksinimlerini, kentin gelecekteki gelişme durumunu inceleyen, buna göre düzenlenen plan, program ve projeler bütünü. kentsel tasarlama.
  • kentbilim [eski: şehircilik, İng. urban science]: Kentlerin değişip büyümesini, bayındırlaşmasını, sağlıklı gelişmesi ile ilgili düzenlemelerle uğraşan bilim dalı.
  • kentsel alan düzenlemesi [İng. urban area design]: Yerleşme bölgelerinin, yaşam koşullarına uygun duruma getirilmesi için yapılan düzenleme çalışması.
  • kentsel dönüşüm [İng. urban renovierung]: Kentlerin bir bölümünde yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik düzenleme çalışmaları.
  • kentsel tasarlama: bkz. kent planlaması
  • kıraç arazi: Verimsiz, sulanamayan, bitek olmayan arazi, kıraç toprak. kıraç toprak: bkz. kıraç arazi
  • kırmızı kot: Yeni yapılacak karayoluna ilişkin geçkinin yükseklik değerleri.
  • kırsal alan [İng. rural ama]: Üretimi tarıma dayalı kırsal nüfusun yaşadığı, çalıştığı alan.
  • kırsal alan düzenlemesi [İng. land consolidation]: Tarım alanlarında en uygun tarımsal verimin alınması için taşınmaz sınırlarının ve iyelerinin, belirli ilkeler uygulayarak, yeniden düzenlenmesi, arazi düzenlemesi, arazi toplulaştırması, toplulaştırma.
  • kışlak: Kışın barınılan yer, göçebe oymakların hayvanları ile birlikte konakladıkları yer.
  • kıyı alanları yönetimi [İng. coastal zone management]: Kıyı sularını ve su havzalanm kirlilikten korumak ve sağlanacak yararı en büyük kılmak amaçlı yönetim türü.
  • kıyı çizgisi [İng., coastal line]: Deniz, göl ve akarsu kenarlarında, herhangi bir anda suyun karaya değdiği noktaları birleştiren çizgi.
  • kıyı kenar çizgisi [İng. coast line, shore line]:: Deniz, göl ve nehirlerin kıyı çizgisinden sonra, kara yönünde olmak üzere belirli koşullar göre tanımlanmış kamuya ayrılan alanın sınırı.
  • kontrol noktası [İng. control point]: Ayrıntı noktaları ölçmelerinin yapılabilmesi için oluşturulan, koordinatlan bilinen, nirengi, poligon vb. nokta.
  • kontrol ölçmesi [İng. control surveying]: Ayrıntı noktalannın ölçmelerine temel olacak kontrol noktaları= elde edilmesi için yapılan ölçmeler.
  • konum planı [Eski: vaziyet planı]: Bir arsa üzerinde yapılan, blok veya ayn ayn birden fazla yapının, arsa içindeki konumu, varsa özel yol, yeşil alan, spor tesisleri gibi ortak yerleri gösteren ve belediyece onanmış plan,
  • konumsal bilgi sistemi: bkz. mekansal bilgi sistemi
  • koruma alanı: Kültür ve doğa varlıklannın korunması ya da tarihi çevre içinde korunmalan gerekli alan.
  • korunan pay: bkz. saklı pay
  • köy gelişme alanı: Köyün, yerleşme yönünden geliştirilmesine yarayan alan. köy kurulu [eski: köy ihtiyar heyeti]: Köylerde muhtarlıklarda bazı yetkileri bulunan, seçimle göreve gelmiş üyelerden oluşan kurul.
  • köy orta malı: Köylerde kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmaz.
  • köy sınır belgesi: Köy kurullannca düzenlenen, varsa anlaşmazlıkları gösteren, köy sınırlarını tanımlayan belge.
  • köy yenileme: Köy yerleşim alanlarının yeniden düzenlenmesi.
  • kullanım değeri: Bir taşınmazın belirli kullanıcı ve belirli bir kullanıma yönelik değeri.
  • kurtarılabilir değer: Bir taşınmazın içerdiği malzemelerin özel bir onarım veya uyarlama olmaksızın elden çıkarılması halindeki değer.
  • kuru iyelik:bkz. çıplak iyelik
  • kurul üyesi: bkz. kadastro üyesi
  • kutupsal ölçme yöntemi [İng. tacheometry]: Kontrol noktalarından uzaklıkları ve doğrultuları ölçerek ayrıntı noktalarının konumlarımn bulunmasını sağlayan ölçme yöntemi, takeometre yöntemi.
  • küme değerleme: bkz. toplu değerleme
  • küresel konumlama sistemi [İng. Global Positioning System – GPS]: Yapay uydulardan gönderilen sinyalleri alan, gerekli hesaplamalardan sonra noktanın üç boyutlu konumunun cm duyarlığında bulunmasını sağlayan ölçme sistemi, GPS.
  • M
  • mahalle kurulu [eski: ihtiyar heyeti, İng.: communitiy council]: Mahallelerde, muhtarlıklarda bazı yetkileri bulunan, seçimle göreve gelmiş üyelerden oluşan kurul.
  • makul değer : Bir taşınmazın, yüz yüze yapılan bir alışveriş sonucunda, satıcı ile alıcı arasında el değiştirmesi sırasında saptanan değeri.
  • mali kadastro: bkz. vergi kadastrosu
  • maliyet yaklaşımı [İng cost approach]: Taşınmazın cins değişikliğini gözönünde tutan değerleme yaklaşımı..
  • marjinal tarım arazisi: Toprak ve topoğrafik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel tarım yapılan arazi.
  • master plan: bkz. ana plan
  • mekansal bilgi sistemi [İng. spatial information system]: Temel altlığı büyük ölçekli haritalar olan coğrafi bilgi sistemi, konumsal bilgi sistemi.
  • mera: Bir veya birkaç köy veya beldenin hayvanlarını otlatmaları veya otundan yararlanmaları için ayrılan veya eskiden beri bu amaçla kullanılagelen, özel iyeliğe konu olamayan, zamanaşımı ile kazanılamayan arazi.
  • meydan [İng. square]: Genel olarak trafiğe kapalı, dolaşmaya ve dinlenmeye elverişli duruma getirilmiş, konser, toplantı vb. etkinlikler için kullanılan, kent içindeki geniş alanlar. alan.
  • meskun alan: bkz. yerleşim alanı
  • milli park [İng. national park]: Ulusal ve uluslararası doğal ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanları olan doğa parçası.
  • mirasçılık belgesi [eski: veraset ilamı]: Ölen kimsenin mirasçılanm ve paylanm gösterir yargı organı tarafından verilmiş belge.
  • mutlak tarım arazisi: Tarımsal üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli arazi.
  • müşterek iyelik: bkz ortak iyelik
  • N
  • nirengi [İng. triangulation]: Arazide, kenarları birkaç km ya da daha büyük olan üçgenler oluşturarak ve bu üçgenlerin açılarını ölçerek, ayrıntı ölçmelerine temel oluşturacak bir kontrol ağı kurma işi, üçgenleme.
  • nirengi noktası [İng. triangulation point]: Nirengi yöntemini uygulayabilmek ve ayrıntı noktalarının ölçülmesine de temel olabilmesi için arazide oluşturulan üçgenlerin köşe noktaları, üçgenleme noktası.
  • nominal değer [eski: itibari değer, İng. nominal value]: Bir taşınmazın belirli ölçütlere bağlı olarak tanımlanmış, kabul edilebilir referans değeri.
  • not: bkz şerh
  • nümerik kadastro: bkz. sayısal kadastro
  • O
  • orman haritası [İng. forest map] Orman yönetimi için yapılan, üzerinde ağaç türleri vb. ormancılık bilgileri bulunan harita.
  • orman kadastrosu [İng. forest cadastre]: Orman alanları için uygulanan Türkiye’ye özgü kadastro türü.
  • orman sımrlandırma krokisi [eski:orman tandit krokisi]: Orman kadastro komisyonlarınca arazide düzenlenen orman sınırlarını gösteren kroki.
  • orman tandit sınırı: Orman sınıflandırma işlemi sonunda ortaya çıkan ve daha sonra kadastro ölçmelerine dayanak olacak şekilde kroki üzerinde tanımlanan sınır.
  • orman yönetimi [İng. forest management]: Ormanların yetiştirilmesinden, bakımından, korunmasından ve geliştirilmesinden sorumlu ve görevli yönetim etkinliklerini temel alan yönetim türü.
  • ortak iyelik: [eski. müşterek mülkiyet]: Birden çok kimsenin bir taşınmaza paylı olarak sahip olmaları.
  • ortalama hata: bkz. karesel ortalama hata orthofoto: bkz. orthofoto harita
  • orthofoto harita [İng. orthophoto, orthophoto map]: Hava fotoğraflarının geometrik düzeltmeleri sonunda, niteliği alışılmış çizgi harita ile aynı olan, üzerine harita bilgileri de eklenmiş fotoğraf görünümlü harita, orthofoto.
  • ortogonal ölçme yöntemi [İng. orthogonal measuring method]: Arazide, dik açı oluşturan bir prizma ve uzunluklan da çelik şeritle ölçerek uygulanan bir ölçme yöntemi, prizmatik ölçme yöntemi.
  • otlak: bkz. yaylak
  • oturma hakkı [eski: sükna hakkı, İng. right of habitation]: Bir binadan veya onun bir bölümünden, başkasına devredilemeyen ve mirasçılara geçmeden konut olarak yararlanma hakkı.
  • Ö
  • ölçme bilgisi [İng. surveying]: Yer yüzeyindeki doğal ve yapay ayrıntılarm, konumlarının ve yüksekliklerinin belirlenmesine yönelik ilkeleri, ölçme ve değerlendirmeleri içeren, geometri biliminin uygulaması olan bilim dalı, topoğrafya.
  • ölçme doğruluğu [eski: ölçme hassasiyeti, İng. surveying accuracy]: Ölçülen ya da ölçülerden hesaplanan büyüklüklerin gerçek değere yakınlığım gösteren, karesel ortalama hata ile ifade edilen nicelik.
  • ölçme duyarlığı [eski: ölçme hassasiyeti, İng. measument precision, surveying precision]: Ölçülerin ve ölçü sonuçlarının birbirine yakınlığım gösteren, karesel ortalama hata ile ölçülen nitelik, ölçme inceliği.
  • ölçme hatası [İng. surveying error]: Ölçme sırasında ortaya çıkan düzenli ya da düzensiz, kaçınılamaz türden hatalar ve bu hataların büyüklüğü.
  • ölçme inceliği: bkz. ölçme duyarlığı
  • ölçü krokisi [İng. field sketch]: Takeometrik ve prizmatik ölçmeler sırasında arazide çizilen, noktaların, çizgilerin ve alanların topolojik özelliklerini gösteren çizim.
  • öncelikli alım hakkı [eski: şufa hakkı, İng. first option]: Yasal ya da sözleşme ile doğan, başkasına satılması durumunda taşınmazın kararlaştırılan bedelle kendisine devrini isteme yetkisi veren hak.
  • özel arazi toplulaştırması: Köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarına arazi sağlanmasını kapsayacak şekilde yapılan toplulaştırma.
  • özel vakıf arazisi [eski: hususi vakıf arazisi]: Gelirleri ve tasarruf hakları, birlikte ya da ayrı bir hayır derneğin ayrılmış arazi.
  • P
  • pafta [İng. map sheet] : Harita ve plan dizgelerinden herbiri. parsel: bkz. imar parseli, kadastro parseli
  • parsel alanı: bkz. parsel yüzölçümü
  • parsel cephesi: Yola bakan parsel sınırı ve bu sınırın uzunluğu, cephe. parsel kodu: bkz. parsel tanımlayıcısı
  • parsel köşe noktası [İng. parcel corner]: Parsel sınırlannı oluşturan kırık çizgilerin köşe noktaları.
  • parsel numarası [İng. parcel number]: Her kadastro adasında, parsellere 1 ‘den başlayarak artan sırada verilen numara.
  • parsel oluşturma [eski: yoldan ihdas]: İmar planı uygulaması sonucu kapanan yol alanlarında yeni parsel oluşturma işi.
  • parsel sınırı [eski: parsel hududu, İng. parcel boundry, property boundary]: Yol, meydan vb. ortak kullanım alanlan ya da komşu parsel ile ortak olan, fiziksel ya da kavramsal çizgi.
  • parsel tanımlayıcısı [İng. parcel identifier, PID]: Tanımlanmış bir referans sistemine göre, parselleri tek anlamlı olarak tanımlayan, uzun harf ve sayılardan oluşan parsel numarası, parsel kodu.
  • parsel yüzölçümü [İng. parcel area]: bir parselin büyüklüğünü tanımlamak için ölçü ve hesaplama sonucu bulunan değeri, parsel alanı.
  • parselasyon [İng. parcelling, land subdivision]: İmar yasasına uygun biçimde yol, meydan, yeşil alan vb. kamu hizmetleri ile yerleşim alanlan için bir arazinin parçalara aynlması işi.
  • parselasyon planı [İng. subdivision plan]: İmar planlanna uygun olarak yapılan, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayı ile kesinleşen, bir ay süre ile halka duyurulan plan.
  • pay [eski: hisse, İng. share]: Bir taşınmazda tam iyeliğin bir bölümüne karşı gelen oran.
  • pay birleştirme [eski: hisse tevhidi, İng. share consolidation]: Bir taşınmazın aynı iyeye ait paylarının birleştirilmesi.
  • pay temliki: bkz. pay devri
  • paydaşlığın giderilmesi [eski: izaleyi şuyu, şuyunun izalesi, İng. partition]: Birden çok iyesi bulunan bir taşınmazın yargı kararı ile satılarak, satış bedelinin pay oranlarına göre bölünmesi işlemi.
  • paylaşmalı mal ayrılığı: Eşlerin boşanmalan halinde kabul ettikleri rejim uyarınca malları bölüşmesi.
  • paylaştırma yasağı : Ortak iyelikte, ortakların yapacakları sözleşme ile, en çok 10 yıl süre ile bölüşme isteğinde bulunamamalan.
  • paylı taşınmaz [eski: hisseli taşınmaz]: Birden çok kişinin, belirli paylarla iye oldukları taşınmaz
  • pazar değeri [İng. market value]: Bir taşınmazın, alıcı ve satıcı arasında, pazarlama sonrasında ve değerleme tarihinde gerçekleştirecekleri tutar. piyasa değeri, sürüm değeri .
  • peyzaj [İng. landscape]: Bir yörenin doğal görünüşü ya da bu doğa üzerinde insan yapısı nesneler ile birlikte görünümü.
  • peyzaj düzenlemesi [İng. landscape design]: Bitki örtüsü vb. doğal ya da yapay öğeleri düzenleyerek doğayı başkalaştırma sanatı ve işi.
  • peyzaj koruma: Var olan doğal görünümü koruma, bunların geliştirilmesi, iyileştirilmesi yönündeki çalışmalar.
  • piyasa değeri: bkz. pazar değeri
  • prizmatik ölçü yöntemi: bkz. ortogonal ölçme yöntemi
  • proje [İng. project]: Bir amacı gerçekleştirmek için bir arada bulunan, başlangıcı ve bitimi tanımlanmış, etkinlikler bütünü.
  • proje izleme [İng. project monitoring]: Bir projenin planlanan biçimde ve nitelikte, programlanan zamanda ve öngörülen kaynaklarla gerçekleşme durumunun izlenmesi, başarı durumunun belirlenmesi.
  • proje planlaması [İng. project planning]: Projeyi oluşturan işlerin sıralarının, uygulanacak yöntemin ve kullanılacak kaynakların belirlenmesi, iş planının yapılması.
  • proje yönetimi [İng. project management]: Bir projenin gerçekleştirilmesi için gerekli planlama, programlama, çalışmaları izleme, gerektiğinde önlem alma gibi tüm etkinlikleri içeren ve projenin bitirilmesi ile son bulan yönetim türü.
  • proje yönetim tekniği [İng. project management technique]: Projelerin planlama, programlama ve çalışmaların izlenmesinde yararlanılan kritik yol yöntemi, vb. bilimsel yaklaşım.
  • R
  • reaya: Osmanlı imparatorluğunun ilk yıllarında, askeri sımfın dışında kalan özellikle tarım ile uğraşan halk topluluğu, sonraları müslüman olmayan topluluk.
  • rekreasyon alanı: bkz. dinlenme yeri
  • resen terkin: Tapu kütüğünde tescil edilmiş hakların görevli memur tarafından doğrudan silimi
  • resmi senet: Taşınmaz iyeliğinin ya da iyelik dışındaki bir hakkın devri için, tapu sicil memurunca düzenlenen ve yetkilinin önünde taraflarca imzalanan belge.
  • resmi tasfiye: Mirasçıların isteği ile miras bölüşmenin yargı yolu ile yapılması.
  • röper [İng. referencing]: Nirengi, poligon vb. kontrol noktaları= kolayca bulunması, yok edilmeleri durumunda yeniden oluşturulması için yakın çevredeki belirgin ve değişmez noktalara uzaklıklarının ölçülerek, ilişkilendirilmesi.
  • röper işareti: bkz. röper noktası
  • röper krokisi [İng. referencing sketch]: Röper noktalanm, röper ölçü ve değerlerini gösteren kroki.
  • röper noktası [İng. reference mark]: Röper ölçüleri için seçilmiş, çoğu kez bronz çivi, yağlı boya v.b ile işaretlenmiş belirgin noktalar, röper işareti.
  • S
  • sağa değer [İng. easting value]: Ölçek katsayısı ile değiştirilmiş Gauss-Krüger projeksiyonu Y koordinatına 500 000 eklenmiş ve başına dilim numarası yerleştirilmiş, sağa doğru artan koordinat değeri.
  • sahip: bkz. iye
  • saklı pay [eski: mahfuz hisse]: Mirasçının yasa ile güvence altına alınmış miras payı, korunan pay.
  • satın alma hakkı [eski: iştira hakkı, İng. option to purchase]: Bir taşınmaz! belirli bir süre içinde ve belirli bir bedelle satın alma hakkı.
  • sayısal harita [İng. digital map]: Harita bilgileri sayısal olan, bilgisayar dosyalarında saklanan, bilgisayar ekranında görüntülenebilen, otomatik çizicide çizgisel ürüne dönüştürülebilen harita türü, dijital harita.
  • sayısal kadastro [İng. numerical cadastre]: Taşınmaz sınırlarını oluşturan parsel köşe noktalannın koordinatlarla tanımlanmış kadastro türü, nümerik kadastro.
  • sayısallaştırıcı [İng. digitizer]: Çizgi haritalarm ve planlann sayısal harita biçimine dönüştürülmesinde kullanılan donanım.
  • sayısallaştırma [İng. digitizing]: Çizgi haritaları ve planları sayısal harita biçimine dönüştürme işi.
  • senetsiz tespit: Kadastro sırasında taşınmaz iyesinin bir belgeye dayanmadan bilirkişi ve muhtar beyanı ile belirlenmesi.
  • sera [İng. greenhouse]: Bir bölümü ya da tümü saydam gereçlerle kapatılmış tarım alan.
  • serbest derece: İpotekte yükümlülüğü yerine getirilen derece.
  • sıklaştırma [eski: teksif, İng. densification]: Yüksek derece nirengi noktalarından açılar ölçerek yeni üçgenleme noktalarının oluşturulması, sıklaştınlması işi.
  • sınır aşması [eski: hudut tecavüzü, İng. novation]: Komşu taşınmaz iyesinin, kendi yararına taşınmaz sınırını değiştirmesi.
  • sınır dengeleme planı: Zeminde olmayan ve teknik belgelerine göre oluşturulamayan sınırın düzenlenmesi için plan üzerinde yapılan çalışma.
  • sınır düzeltme: Parsellerin sınırındaki bir hatanın veya iki parsel arasındaki biçimsiz şeklin, taşınmazın daha iyi kullanılabilmesi amacıyla, düzeltilmesi işlemi.
  • sınır işareti [eski: hudut işareti, İng. boundary mark]: Parsel köşe ve kırık noktalarmdaki doğal oluşumlar, yapılan ya da yapay olarak oluşturulan işaretler.
  • sınır işaretlemesi [eski: hudut işaretlemesi, İng. boundary marking, demarcation]: Kadastro çalışmaları sırasında ya da öncesinde belirsiz sınırların belirli duruma getirilmesi için parsel köşe ve kırık noktalarına uygun işaretler konulması.
  • sımrlandırma [eski: tandit]: Kadastro ölçmelerinden önce ya da ölçmeler sırasında parsel sınırlarının, iyelerinin belirlenerek bu bilgilerin bir krokide gösterilmesi.
  • sımrlandırma krokisi [eski: tandit krokisi]: Kadastro ölçmelerinden önce ya da ölçmeler sırasında taşınmazlarla ilgili iyelik, sınır vb. hukuki inceleme sonuçlarının üzerinde gösterildiği, daha sonraki kadastro planlarının çizimine de temel olan kroki, tasarruf krokisi.
  • sınırlı ayni hak: Sahibine, iyelik hakkının verdiği yetkilerden ikisi olan kullanma ve yararlanma haklarından birini ya da her ikisini sağlayan hak.
  • sit alanı: Doğal ya da insan eliyle yapılmış, özel bir fiziksel, tarihsel, bilimsel, ekolojik vb. önemi bakımından korunması ve değerlendirilmesi gereken çevre.
  • sosyal altyapı [İng. social infrasturucture]: Sağlıklı bir çevre oluşturmak amacıyla yapılması gereken eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari yapılar ile park, çocuk bahçeleri gibi yeşil alanlar.
  • sözleşme [eski: akit, İng. contract]: İki veya daha çok kişinin, kuruluşun hukuki bir dayanak oluşturmak amacıyla, karşılıklı ve birbirlerine uygun isteklerini belirtmeleri ile gerçekleştirilen işlem.
  • sözleşmeli işlemler [eski: akitli işlemler, contractual transaction]: Tapu Sicil birimlerinde resmi senet düzenlenerek yapılan alım, satım, taksim, ipotek vb. işlemler.
  • sözleşmesiz işlemler [eski: akitsiz işlemler, non–contractual transaction]: Resmi senet gerektirmeyen ve tapu birimlerinde yapılan ayırma, birleştirme, değişiklik vb. işlemler.
  • sözleşmeli öncelikli alim [eski: sözleşmeli şüfa hakkı, contractual pre–emption]: sözleşme ile oluşturulan öncelikli yasal alım hakkı.
  • ST harita: bkz. standart topoğrafik harita
  • STF harita: bkz. standart topoğrafik fotogrametrik harita STK harita: bkz. standart topoğrafik kadastral harita standart sapma: bkz. karesel ortalama hata
  • standart topoğrafik fotogrametrik harita [İng., standart topografphic and photogrametric map]: 1958 tarihli yönetmeliğine göre, fotogrametrik yöntemle üretilmiş,1/5000 ölçekli topografik harita. STF harita.
  • standart topoğrafik harita [İng. standart topographic map]: 1958 yılı yönetmeliğine göre, 1/5000 ölçekli topografik harita. ST harita.
  • standart topoğrafik kadastral harita [İng. standart topographic cadastral map]: Arazide bütünleme ve kadastro çalışmaları yapılarak kadastro haritasına dönüştürülmüş harita, STK harita.
  • su bilimi: bkz. hidroloji
  • su kaynakları yönetimi [İng. water resource management]: Su kaynaklarının sağlanması, kullanılması, korunması ve dağıtımı gibi etkinlikleri içeren yönetim.
  • su sağlama sistemi [İng. water suppply system]: içme suyunun kaynaktan tüketiciye kadar toplanması, işlenmesi, depolanması ve dağıtımını içeren sistem.
  • su toplama havzası [İng. drainage basın]: Yağmur sulannm belirli bir çıkışa doğru, sürekli olarak almasını sağlayan yeryüzü parçası.
  • sulak alan [İng. wetland]: Doymuş toprak koşulları gerektiren bitki örtüsünü ya da su yaşamını besleyecek yeterli yerüstü ya da yer altı suları olan, turbalık, bataklık gibi alanlar, balık ve su kuşlanna yetişme ortamı sağlayan vahşi ortamlar.
  • sulanan arazi [İng. wetland]: Herhangi bir kaynaktan sağlanan sulama suyu ile sulanabilen arazi.
  • sulu tarım arazisi: Tarımı yapılan bitkilerin, büyüme döneminde gereksinim duyduğu suyun, su kaynağından alınarak karşılandığı arazi.
  • sükna hakkı: bkz. oturma hakkı
  • sürdürülebilir gelişme [İng. sustainable development]: Bu günün ve geleceğin gereksinimlerini, geleceği tehlikeye sokmadan, karşılanmasma olanak veren ekonomik büyüme modeli, sürdürülebilir kalkınma.
  • sürdürülebilir kalkınma: bkz. sürdürülebilir gelişme sürüm değeri: bkz. pazar değeri
  • Ş
  • şerh [İng. note, annotation]: Üçüncü kişileri uyarmak için, tapu kütüğünün ilgili bölümüne yazılan bilgi, not.
  • T
  • taban alanı: Yapının arsaya oturacak bölümünün alanı.
  • takeometre [İng. tacheometer]: Bir üçayak yardımı ile poligon vb. noktalar üzerine yerleştirilerek ayrıntı noktalarına olan yatay ve düşey doğrultuları ve mira yardımı ile eğik uzaklıkları ölçen alet.
  • takeometre yöntemi: bkz. kutupsal ölçme yöntemi TAKS: bkz. taban alanı katsayısı
  • tapu: bkz. tapu senedi
  • tapu kütüğü [İng. the book of real estate registers]: Köy ve mahalle temeline göre tutulan, her parsel ya da bağımsız bölüm için birbirine bakan karşılıklı iki sayfa ayrılan; iyelerinin sürekli hak ve yükümlülükleri ile yüzölçümü ve niteliğinin yazıldığı, devlet güvencesi altında olan büyük defter.
  • tapu müdürü [eski: tapu sicil muhafızı, İng. land registrar]: Taşınmazlarla ilgili, alım, satım, ipotek, bağışlama vb. işlemleri yapmaya yetkili memur.
  • tapu senedi [İng. land certificate]: Taşınmaz üzerindeki iyelik hakkını tanımlayan ve iyelerine tapu birimlerince verilen belge, tapu.
  • tapu sicil bölgesi: Tapu sicillerinin tutulması için görevlendirilen Tapu Sicil Müdürlüklerinin yetki alanı.
  • tapu sicili [İng. land register]: Taşınmazlar ile ilgili iyelik hak ve yükümlülüklerini, nitelikleri, nicelikleri gösteren ve Devlet güvencesinde tutulan kayıtların tümü.
  • tapu tahriri [İng. land registration]: Güvenilir bir yöntemle yapılmış kadastro planlarına gereksinim olmayan, taşmmazlann sadece iyelik bilgilerinin güvence altında olduğu bir ilkel kadastro türü.
  • tapulama: bkz. arazi kadastrosu
  • tarayıcı [İng. scanner]: Haritalan ve planları tarayarak sayısal biçime dönüştüren donanım.
  • tarım arazisi [İng. field]: Ekilebilir tarlalar, sebze ve meyve alanları, çayır ve otlaklan da kapsayan alanlar.
  • tarımsal arazi kullanım planı: Toprak, su, iklim ve çevre verileri ile tarımsal üretim ve tarımsal potansiyel dikkate alınarak hazırlanan, tarımsal alanlar ile tarım dışı alanların belirlendiği plan.
  • tarımsal yerleştirme [eski: zirai iskan]: Tarımsal üretim yapmasını sağlamak amacıyla gerekli ev, hayvan, araç, gereç verilerek ailelerin yerleştirilmesi.
  • tarla [İng. field]: Tarım amaçlı kullanılan arazi, kırsal alandaki taşınmaz. tasarruf değeri: Bir taşınmazın iyesi için, değerleme günündeki değeri.
  • tasarruf etmek: Bir mal veya hak üzerinde iyelik hakkına ilişkin yetkileri kullanmak.
  • tasarruf hakkı: [İng. dispositive transaction]: Yasal kurallar içinde olmak koşuluyla taşınmazı kullanma yetkisi.
  • tasarruf incelemesi: Kadastro sırasında, taşınmaz ile ilgili iyelik durumunu, hak ve yükümlülükleri belirlemek için yapılan işlemler.
  • tasarruf kontrol memuru: Kadastro s ırasında, taşınmaz ile ilgili iyelik bilgilerini ve varsa taşınmaz yükümlülüklerini kontrol ile görevli memur.
  • tasarruf krokisi: bkz. sınırlandırma krokisi
  • tasfıye değeri: Bir taşınmazın acilen satılmasında, elde edilebilecek tutar.
  • taşınmaz [eski: gayrimmenkul, İng. real estate, real property]: Yasalarla getirilen kısıtlamalar dışında, iyelerine diledikleri gibi kullanma hakkına konu olan yer yüzeyi parçası, toprağın altındaki ve üstündeki tüm yapılar, taşınmaz mal.
  • taşınmaz beyan değeri: bkz. emlak beyan değeri
  • taşınmaz değerlemesi [İng. land valuation]: Yasalarla belirlenmiş ilke ve kurallara göre, taşınmaz değer belirleme işlemi. Taşınmaz durumuna uygun yöntemlerden birini kullanarak, taşınmaz değerleme yapıldığı gündeki bedelini saptama işlemi.
  • taşınmaz işgali [İng. real estate occupation]: Kendisine ait olmayan bir taşınmazı ele geçirmek, iyelik hakkı sağlamak amacıyla, o taşınmaz üzerine yerleşmek, yapı yapmak vb. yasal olmayan eylem, işgal.
  • taşınmaz mal: bkz. taşınmaz
  • taşınmaz tescili [eski: gayrimenkul tescili, İng. registration]: Taşınmazın yelerinin, niteliklerinin, üzerinde oluşturulmuş hak ve yükümlülüklerin tapu kütüğüne yazımı, tescil.
  • taşınmaz tutusu: bkz. ipotek taşınmaz vergisi: bkz. emlak vergisi
  • taşınmaz yükümlülüğü [eski: gayrimenkul mükellefiyeti]: Bir taşınmaz üzerinde oluşturulmuş yükümlülükler.
  • taşkın alanı [İng. flood plain]: Taşkın kaynağının yakınındaki vadi tabanı, genellikle taşkına uğrayan alan.
  • taşkın alanı yönetimi [İng. flood plain management]: Taşkın alanlarının kullanılabilmesine, görülecek zararların en aza indirilmesine yönelik planlama, programlama, uygulama vb. etkinlikleri içeren yönetim biçimi.
  • taşkın denetimi [İng.flood control]: Taşkınlann yol açtığı zararları denetlemek, ya da en aza indirmek için kullanılan set, kanal, bent ve baraj gibi, yapılar.
  • tavan değeri [İng. maximum value]: Normal ekonomik koşullarda oluşan taşınmazın en yüksek değeri.
  • tedbir: Yargıda olan bir dava nedeniyle, taşınmazın devrini ya da üzerinde hak kurulmasını önlemek amacıyla alınan yargı kararı.
  • teknik alt yapı: bkz. altyapı.
  • temlik hakkı [İng. right of aliniation]: İyesinin, taşınmazını bir başkasına devretme hakkı.
  • teraslama [İng. terracing]: Suyun yüzey akışını denetlemek ve toprak erozyonunu en aza indirmek için bir yamaçta eş yükseklik eğrilerine paralel toprak basamaklannm oluşturulması.
  • tereke: Miras bırakanın sahip olduğu mal, hak, alacak ve borçlarının tümü.
  • tescil: bkz. taşınmaz tescili
  • tescilsiz edinim: İyeliğin edinimi için tescil koşulu aranmayan, ancak iyeliğin devri için tescilin gerekli olduğu işgal, miras, cebri satış vb. yollarla edinim.
  • toplama kanalı [eski: tahliye kanalı, İng. interceptor sewer]: Akıntıyı ana kanallarda toplayıp antma tesisine taşıyan büyük kanal.
  • toplu değerleme [İng. mass valuation, mass appraisal]: Çok sayıda taşınmazın değerleme gününde yapılan değerleme uygulaması.
  • toplulaştırma: bkz. kırsal alan düzenlemesi
  • topografik harita [İng. topographical map]: Yeryüzeyindeki doğal ve yapay nesneleri, arazinin fiziksel yapısını da eşyükseklik eğrileri ile gösteren harita.
  • topoğrafya [İng. topography]: Vadi, dağ, tepe ve engebe gibi yer yüzeyinin fiziksel özelliği ve biçimi.
  • topoğrafya: bkz. ölçme bilgisi
  • toprak [İng. soil]: Mineral ve organik maddelerin parçalanarak ayrışması sonucu oluşan, yeryüzünü ince bir tabaka halinde kaplayan, bitki üretici nitelikleri olan canlı ve doğal kaynak.
  • toprak ağası [İng. landlord]: İyesi olduğu geniş topraklarını, kira ya da belirli hizmet karşılığı ve belirli bir süre için başkalarının kullanmasına veren kişi.
  • toprak çökmesi [İng. land subsidence]: Yer altındaki maden, kömür vb. madenlerin çıkarılması sonucunda yer yüzeyinin çökmesi.
  • toprak derecelendirme [İng. soil graduation]: Tarım topraklarını niteliklerine göre sıralama işlemi.
  • toprak derecesi [İng. soil grade]: Tarım topraklarının niteliğini belirleyen sıralama.
  • toprak erozyonu [İng. soil erosion]: Havanın etkisi ile toprak parçacıklannın ufalanması ve sonra da rüzgar ve su ile taşınması süreci.
  • toprak hukuku: bkz. arazi hukuku
  • toprak kayması [İng. mass wasting]: Yerçekimi etkisiyle, kaya ya da toprağın, yavaş yavaş, ya da birdenbire aşağı doğru hareketi.
  • toprak koruma [İng. soil conservation]: Erozyon nedeni ile toprağın bozulmasını, denge kaybını en aza indirmek için yapılan çalışmalar.
  • toprak parçalanması: bkz. arazi parçalanması
  • toprak reformu [İng. land reform]: Büyük topraklann belirli bir sınırı aşan bölümlerinin, rasyonel işletmeler kurulmasına elverecek biçimde, toprak iyelik düzeninin iyileştirilmesi.
  • tutanak: bkz. kadastro tutanağı
  • tutu: bkz. ipotek
  • U
  • ulusal koordinat sistemi: bkz. ülke koordinat sistemi
  • uygulama haritası [İng. application map]: Uygulama imar planında öngörülen eksen ile, kent ve kasaba haritalannın üst üste çalıştırılması sonucu elde edilen harita, aplikasyon haritası.
  • uygulama imar planı [İng. tentative plan]: Ana plana uygun olarak hazırlanan, yapı adalarını, yollan, yoğunluklan vb. bilgileri gösteren plan.
  • uzaktan algılama [İng. remote sensing]: Yeryüzünün ve doğal kaynaklannın incelenmesinde, fiziksel bağlantı kurulmadan yapılan kayıt ve inceleme tekniği.
  • Ü
  • üçgenleme: bkz. nirengi
  • üçgenleme noktası: bkz. nirengi noktası
  • ülke koordinat sistemi [eski: memleket koordinat sistemi, İng. national coordinate system]: Ülke temel ağlan ve tanımlanmış bir projeksiyon sisteminde oluşturulmuş, tüm ölçme uygulamalarında kullanılması zorunlu olan standart koordinat sistemi ulusal koordinat sistemi.
  • üst hakkı [İng. rihgt of construction]: Bir başkasının taşınmazının altında veya üstünde yapı yapma ya da yapılmış yapıyı koruma hakkı.
  • V
  • vakıf [İng. dedication, endowment]: Gerçek ya da tüzel kişilerin taşmmazlanm ve haklannı, bir hizmetin gelecekte de yapılabilmesi için, ayırmalan istemi ve yargı kararı ile kurulan tüzel kişilik.
  • vasiyetname: Bir ki şinin ölümünden sonra geçerli olmak üzere, mallann ın, haklannın tamamını ya da bir kısmını dilediğine bıraktığını gösteren belge.
  • vaziyet planı: bkz. konutu planı
  • vergi değeri [İng. tax value]: Bina ve arazilerin beyan tarihinde, yasalarda belirtilen koşullarda hesaplanan değeri.
  • vergi kadastrosu [İng. fiscal cadastre]: Topraklardan alınacak verginin miktanm belirleme amacı olan kadastro türü, mali kadastro.
  • Y
  • yapay sınır [İng. physical boundary]: Taşınmazın sınırlarını gösteren, tahta perde çit, duvar, vb. yapılar.
  • yapı derinliği: Yapının ön cephe çizgisinin arka cephe çizgisinden olan ortalama uzaklığı.
  • yararlanma hakkı [eski: intifa hakkı, İng. usufruct]: Bir taşınmazın iyesi olmaksızın belirli bir süre içinde ya da süresiz olarak yararlanma olanağı tanıyan hak.
  • yardımcı siciller [eski:feri siciller, İng. auxillary register]: Ana sicilleri tamamlamak üzere tutulan; mal sahipleri sicili, vekaletten azil sicili, düzeltmeler sicili, kamu orta mallan sicili, hacizler sicili, muhaberat sicili.
  • yargıç: bkz. kadastro yargıcı
  • yatırım değeri [İng. investment value]: Bir yatırımcı için taşınmazın belirli yatırım hedefleri çerçevesindeki değeri.
  • yaylak: Hayvanların yayılıp, otlamasına elverişli kırsal alan, otlak.
  • yeniden değerleme süresi [İng. revaluation cycle]: Arka arkaya yapılan iki kütlesel değerleme arasındaki süre.
  • yenileme bkz. kadastro yenilemesi
  • yenilenebilir enerji [İng. renewable energy]: Güneş, rüzgar, jeotermal, su, biokitle,gelgit ya da nükleer enerji üreten reaktörler gibi kaynakların ürettiği, kendiliğinden yenilenebilir, kullanmakta eksilmeyen enerji türü.
  • yeraltı suyu [İng. ground water]: Yerüstü su kaynaklarından sızıntı ya da yağmur yoluyla yenilenen yer yüzeyinin altında yataklanan su oluşumlar’.
  • yer gösterme [İng. setting marks, setting out]: Kadastro ya da parselasyon planlarında olan ve arazide olmayan parsel köşe noktalannın arazide işaretlenmesi, aplikasyon.
  • yer kontrol noktası [İng. ground control point]: Fotogrametri yöntemi ile harita yapımında, hava fotoğraflarının çekiminden önce arazide oluşturulan, hava işaretleri yapılan, koordinatlan yer ölçme yöntemleri ile elde edilen kontrol noktası.
  • yerel imar planı [eski: mevzii imar planı, İng. local zoning plan]: Mevcut imar planına, gereksinim nedeniyle sonradan eklenen imar planı.
  • yerel koordinat sistemi [eski: mahalli koordinat sistemi, İng. local coordinate system]: Başlangıç noktası ve eksenleri özel olarak seçilmiş, iki ya da üç boyutlu koordinat sistemi, bölgesel koordinat sistemi.
  • yerine koyma [Eski. İkame, Ing. substitution]: Bir taşınmazın eşdeğeri ile değiştirilmesi.
  • yerleşim alanı: [Eski: meskun alan, İng. residential area]: Konut, konaklama, turizm, sanayi vb. amaçlar için kullanılmak üzere planlanarak yapılaşmış veya eskiden beri bu amaçla kullanılan ve planı bulunmayan yerleşik alanlar ile arsa niteliği kazanmış araziler.
  • yerleşim dışı alan [Eski: gayri meskun alan, İng. non-residential area]: Yerleşim alanı dışında kalan, kent ve kasaba alanları.
  • yerleştirme: bkz. yurtlandırma
  • yeşil alan [İng. green space]: Kentlerde park, çocuk bahçesi, oyun alanı olarak ayrılan yer.
  • yeşil kuşak [İng. green belt]: Bir yerleşim alanı çevresinde yer alan, yapılaşma olmayan arazi kuşağı.
  • yevmiye defteri: Taşınmazlarla ilgili yapılan başvuruların, tarih saat ve sıra numarasına göre kaydedildiği ana sicil.
  • yola terk [İng. renunciation for road]: imar planlarında taşmmazlann bir bölümünün açılan yollara bırakılması.
  • yoldan ihdas: bkz. parsel oluşturma
  • yönetim [eski: idare, sevk ve idare, İng. management, administration]: Kişi ya da varlıklarla ilgili bir hedefe ulaşabilmek için, planlama, örgütleme, güdüleme ve denetleme işlevlerinden oluşan etkinlikler ve kurallar bütünü.
  • yönetim sınırı [eski: idari hudut]: Genel ve yerel yönetimle ilgili olan mahalle, köy, ilçe ve il sınırları.
  • yukarı değer [İng. northing value]: Ölçek katsayısı ile değiştirilmiş, başlangıcı ekvator düzlemi olan ve yukarı doğru artan Gauss Krüger projeksiyonu x koordinatı.
  • yurtlandırma: [İng. settlement]: Bir topluluğu yaşamlarını sürdürmeleri için başka bir bölgeye yerleştirilmeleri, yerleştirme, iskan.
  • Z
  • zabıt defteri: Kadastroda önce kullanılan ve başvuru sırasına göre tutulan defter.

Hizmetin Adresi

Adnan Menderes Bulv. İbrahim Apt. No:67 D:4, Muratpaşa/Antalya, Türkiye
cetinharita@gmail.com
(0242) 312 16 12

Hasan Çetin

  • İnşaat işleri Sorumlusu - jeoloji mühendisi
  • 0533 451 27 21
  • hasancetin@www.cetinharita.com

İbrahim Çetin

  • Harita ve Kadastro Mühendisi
  • 0 532 625 24 25
  • ibrahimcetin@www.cetinharita.com

Muhittin Can Yılmaz

  • >İnşaat Mühendisi - İç Mimari ve Tadilat İşleri Sorumlusu
  • 0 532 449 29 50
  • muhittincanyilmaz@hotmail.com
  • Terms & Condition
  • Privacy Policy
  • Legal